Blog

RSS

YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASINA İLİŞKİN ESASLAR

Bu makale Sn. Av. Eylül Elif Yalçın tarafından yazılmıştır.

Yurt dışında çalışma Türk vatandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti devleti dışında herhangi bir ülkede geçen çalışmaları olarak tanımlanmaktadır[1]. Çalışmanın yabancı ülkede resmi veya özel işveren bünyesinde yapılması mümkün olup, bu husus çalışmanın yurt dışı çalışma olma niteliğini değiştirmez. Ancak çalışmanın belgelerle kanıtlanabilmesi, yani hukuka aykırı biçimde gerçekleşmemesi gerekmektedir[2]

Hizmet borçlanması ise sosyal sigortalara tabi olmayan veya çalışma yapılmadan geçen ve ilgili kanunlarda sınırlı sayı ilkesi dikkate alınarak düzenlenen bir kısım sürelerin, primlerinin sonradan ödenerek, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini sağlayan bir sosyal sigorta işlemi olarak ifade edilmektedir[3]. Bunun için mevzuatta belirtilen bir takım koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir diğer anlatımla sosyal sigorta kapsamı dışında kalan hizmetlerin ya da sigorta kapsamına girmesine rağmen çeşitli nedenlerle primi ödenmemiş çalışma sürelerinin; malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları açısından sigortalılık süresine eklenerek değerlendirilmesi imkanı şeklinde tanımlanabilmektedir[4]. Hizmet borçlanması süreci, değerlendirilecek süreler üzerinden hesaplanacak primlerin ödenmesi suretiyle tamamlanmaktadır. Hizmet borçlanması yurtiçi ve yurt dışı hizmet borçlanması olarak ikiye ayrılmaktadır. Yurtdışı hizmet borçlanmaları, 08/05/1985 tarih ve 3201 sayılı  Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun (“Kanun”, “3201 sayılı Kanun”) ile düzenlenmiştir.

A. Başvuruya İlişkin Kişi ve Süre Yönünden İnceleme

3201 sayılı Kanun ile getirilen sistemi kişi ve süreler yönünden ayrı ayrı incelemek gerekmektedir.

1. Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasından Yararlanabilecekler

Kişi yönünden inceleyecek olursak; kimler yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanabilir buna bakmak lazım gelir. Kanun’un 1’inci maddesine göre; yabancı ülkede çalışmış veya çalışmış olmasa da ev kadını olarak bulunmuş 18 yaşını dolduran Türk vatandaşları ile bunların ölümü halinde hak sahipleri yararlanabilirler. Kanun’da açıkça kimin yararlanabileceği belirtilmiştir. Burada önemli olan hususlardan biri başvuranın 18 yaşını doldurması ve vatandaşların başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmasıdır[5]. Zira 5510 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeler uyarınca yurt dışında ancak Türk vatandaşı olarak geçen sürelerin borçlanılması mümkün kılınmıştır. Yani Türk vatandaşlığından çıkan kişilerin yurt dışında geçen hizmet sürelerini, ileride Türk vatandaşlığına geçerek Türkiye’ye kesin dönüş yapmaları halinde dahi borçlanmaları mümkün değildir.

Konu ile ilgili Yargıtay önceki tarihli ilk kararlarında, Türk vatandaşlığına yurt dışındaki çalışma sırasında değil, borçlanma talep edilen anda sahip olunmasını yeterli saymış, uzunca bir süre bu yönde kararlar vermiştir[6]. Ne var ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen bir uyuşmazlıkta bu görüşten ayrılarak çalışma sırasında Türk vatandaşlığının aranmasına karar vermiştir[7].

3201 sayılı Kanun’la getirilen “ev kadını” ifadesinden ne anlaşılacağı yönünde doktrin tartışmaları mevcuttur. Bir kısım yazarlara göre 3201 sayılı Kanun sadece yurt dışında çalışan işçilerin eşlerine bu hakkı tanımıştır, diğer yazarlara göre ise ev kadınından maksat, herhangi 3201 sayılı Kanunda ev kadını kavramının açık bir tanımının olmaması nedeniyle; kavram, sosyal güvenlik ilkelerinin bir gereği olarak sigortalı lehine geniş yorumlanmalıdır.

2. Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasından Yararlanamayacaklar

Sosyal Sigortalar Kurumu, 19.08.2003 tarihinde yayınladığı genelge ile 3201 sayılı Kanundan yararlanamayacak kişileri şu şekilde belirtmiştir;

  1. Göçmen olarak yurda gelenler,
  2. 2147 ve 3201 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmış olanlar ile aylık bağlanması için başvurup da aylığa hak kazanmış durumda bulunanlar,
  3. 506 sayılı Kanunun 7. maddesine istinaden geçici olarak yurtdışına çalışmak üzere gönderilenler,
  4. İstisna akdi çerçevesinde Almanya’da istihdam edilenler,
  5. Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen Türk işverenler tarafından yurtdışına götürülen ve yurtdışında çalıştıkları sürede topluluk sigortasına tabi olanlar,
  6. Türk vatandaşlığının iktisabından önce geçen süreleri değerlendirmek isteyenler
  7. Sosyal Sigortalar Kurumu, Genelgenin 1 ve 6 no’lu maddelerinde belirtilen kişilere, yurt dışında bulundukları süre içerisinde Türk vatandaşı olmadıkları için bu ülkelerde geçen sürelerini borçlanma olanağı tanımamaktadır.

3. Borçlanılabilecek Süreler

Yurt dışı hizmet borçlanması sürecini süreler yönünden inceleyecek olursak; 3201 Sayılı Kanun yurt dışında geçen her türlü süreyi esas almamış, sigortalının ya da hak sahibinin borçlanabileceği süreleri özel olarak düzenlemiştir. Kanunun 1’inci maddesinde 3 farklı süre esas alınmıştır. Bu süreler şunlardır;

  • Yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri,
  • Bu çalışma süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri (Yurt dışında bulunup da çalışılmayan bir yıla kadar geçen süre borçlanılabileceği gibi, çalışmanın sona erdiği tarihten itibaren 1 yıla kadar olan süre de borçlanılabilir. İşsiz kalınan sürenin de belgelendirilmesi gerekmektedir.Bu süre sınırı 3021 sayılı Kanun’un 1’inci ile getirilmiştir.),
  • Yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerdir. Bu süreler ise kadınların sigortalılık süreleri haricinde yurt dışında bulundukları süreleri ifade etmektedir. Medeni durumlarının bir önemi bulunmamaktadır[8]. Halen yurt dışında bulunan veyahut Türkiye’ye dönmüş olan ev kadınları Kurum’a yazılı olarak müracaat ederek hizmet borçlanması yapabilir. Sürelerin bir kısmını çalışarak geçirmiş olan ev kadınlarının hem ev kadını olarak geçen sürelerini hem de çalışma sürelerini borçlanması mümkündür[9].

Bu süreler yönünden kısmi borçlanma mümkündür. Yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlanılabilmesi için bu çalışmaların belgelerle kanıtlanması gerekmektedir. Yani, yurt dışında sigortasız olarak veya bulunulan ülkeden çalışma izni almadan çalışılması durumunda, bu süreler borçlanılamaz.

B. Başvuru Sırasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na İbraz Edilecek Belgeler

Borçlanma talebinde bulunanların hangi belgeleri Sosyal Sigortalar Kurumu’na ibraz etmesi gerektiği “Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması Ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in” (“yönetmelik”) 9’uncu maddesinde belirtilmiştir. Buna göre  aşağıdaki belgeler ile birlikte başvuru yapılması gerekmektedir;

  1. Çalıştığı ülkede bağlı olduğu sigorta kurumundan alacağı hizmet cetveli veya sigorta kartlarının örneklerini,
  2. Çalıştığı ülkede iş yerinin bağlı olduğu belediye, vergi dairesi, iş bulma kurumları ve diğer resmi kuruluşlarca onaylı hizmet belgesini (Sigortalının çalıştığı işyeri resmi kuruluş ise belgenin ayrıca onayına gerek kalmaz),
  3. Bulundukları ülkedeki Türk Konsolosluk veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeliklerinden alacakları gerekçeli hizmet belgelerini,
  4. Yurt dışında çalıştığı iş yerlerinden alınan hizmet sürelerini gösterir bonservisleri ile birlikte pasaportlarında bulunan çalışma izinlerinin onaylı tercümelerini
  5. Kendi nam ve hesabına yurt dışında çalışanlar, çalıştıkları iş kolunun o yerin bağlı olduğu meslek kuruluşu veya derneğinden alacakları hizmetlerini (gün, ay, yıl olarak) gösterir onaylı hizmet cetvellerini sunmalıdırlar.

Ev kadını olarak geçen sürenin borçlanılmasında, ev kadınlarının yurt dışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesini şu iki belgeden biriyle teyit etmesi gerekmektedir;

  • İkamet belgesinin Türkiye’deki yeminli tercüme bürolarınca veya yurt dışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi veyahut,
  •  Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik ve ateşeliğinin bulunduğu Türk temsilcilikçe onaylanmış tercümesi.

C. Yurt Dışı Hizmet Borçlanması İle İlgili Başvuru Koşulları

      1. Başvurulacak Kurum

3201 sayılı Kanunun 3’üncü Maddesine göre “Sigortalılar ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.” Dolayısıyla başvurulacak kurum Sosyal Güvenlik Kurumu’dur.

2. Başvuru Süresi

Kuruma başvuru yapılırken yurda kesin dönüş koşulu bulunmamaktadır. Şöyle ki, 3201 sayılı Kanunun 3. maddesinde, borçlanabilmek için aranan “yurda kesin dönüş” yapmış olma koşulu, Anayasa Mahkemesinin Kararı ile iptal edilmiştir[10]. İptal Kararı sonrası maddede 29.7.2003 tarihli 4958 sayılı Kanunun 56. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda da, borçlanma için başvuru sırasında Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olma koşulu tamamen kaldırılmıştır. Başka bir ifadeyle, artık Kanunda yurt dışı hizmetlerinin borçlanılabilmesi için “ yurda kesin dönüş” koşulu aranmamaktadır[11].

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile birlikte sigortalılar bakımından başvuru süresini düzenleyen herhangi bir hüküm kalmamıştır. Bu nedenle borçlanma talebinde bulunmak için kanunen aranan herhangi bir süre de bulunmamaktadır[12].

3. Borcun Tamamının Ödenmesi

Kurum’un 2011/48 Genelgesinde (“Genelge”) borçlanmanın tahakkuku ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. Buna göre 3201 sayılı Kanun uyarınca hesaplanacak borçlanma tutarı, başvuru tarihinde geçerli olan günlük prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla başvuru sahibince seçilen kazancın yüzde 32’sinin borçlanmak istenilen gün sayısı ile çarpımı sonucunda bulunacaktır. Formül ile ifade edersek; Borçlanma Tutarı = Seçilen Bir Günlük Prime Esas Kazanç x Borçlanma Gün Sayısı x % 32 olacaktır. Örneğin; 5/1/2011 tarihinde yurtdışında geçen 15 yıllık sigortalılık süresini günlük 30 Türk Lirası üzerinden borçlanmak isteyen bir sigortalının toplam borçlanma miktarı, 30 x 5400 x % 32 = 51.840,00 Türk Lirası olacaktır.

Bu genelde doğrultusunda tahakkuk edilen borç tutarı ilgiliye tebliğ edilir. Yönetmeliğin 10’uncu maddesinde göre borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilecektir. Maddeye göre posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilmektedir. 2008 yılında 3201 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yapılan değişikliğe göre tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde tahakkuk edilen borç ödenir. Yapılan değişiklikle üç ay içinde ödeme zorunluluğu getirilmiştir.

Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Kurum’un 2011/48 sayılı Genelgesinde postada yaşanabilecek aksaklıklar durumunda 3 aylık sürenin ne zaman başlayacağı ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Aynı genelgede borcun Türkiye’de ödenmesi halinde TL cinsinden, yurtdışında ödenmesi halinde TL olarak bildirilen tutarın karşılığını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından konvertibl sayılan döviz cinsinden ödeneceği belirtilmiştir[13].

3021 sayılı Kanun uyarınca belirtildiği üzere 3 ay içerisinde ödeme yapmayanların başvuruları geçersiz sayılacak, yeniden başvuru yapma şartı aranacaktır.

D. Sigortalının Sigorta Başlangıç Tarihinin Hesaplanması

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 38’inci maddesine göre sigortalılık süresinin başlangıç tarihi, sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihe göre belirlenmektedir. Aynı maddeye göre sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi hususunda uluslararası sözleşmelerde yer alan düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir. 3201 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde ise sigorta başlangıç tarihinin hesaplanmasına ilişkin özel bir hüküm ihdas edilmiştir. 3201 sayılı Kanunun 5. maddesinde yer alan bu düzenleme, 5510 sayılı Kanunun 38. maddesinin bir istisnası niteliğinde olduğundan özel düzenleme niteliğindeki bu hüküm uygulanmaktadır[14].

3201 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine göre “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

 Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlan – gıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.”şeklindedir.

Kanun’a göre borçlanılarak primi ödenen süre, Türkiye’de sigortalı olarak çalışılmış gibi kabul edilmektedir. İlgilinin Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabii bir fiili hizmeti ve prim ödeme gün sayısı varsa, borçlanılan süre bu süreyle birleştirilir. Yurt dışında borçlanılan süre, Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihinden sonrasına rastlıyorsa, sigorta başlangıcı değişmeyecektir. Ancak öncesine rastlıyorsa sigortalılığın başlangıç tarihi borçlanılan gün sayısı kadar, Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihinden geriye götürülerek tespit edilecektir. Başvuru sahibinin Türkiye’de her hangi bir sigortalılığı bulunmadığı takdirde sigortalılık başlangıç tarihi borçlarını tamamen ödediği tarihten borçlandığı gün sayısı kadar geriye götürülerek bulunan tarih olacaktır.

E. Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinin Bulunması Halinde Sigortalılık Başlangıcı

Sigortalıların sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerde geçen hizmetlerinin borçlanılması durumunda; sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir[15]. Özellikle Türkiye ile Federal Almanya ve Türkiye ile İsviçre arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca yurt dışında ilk defa sigortalı olunan tarih, Türk sosyal sigortalarına giriş tarihi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Anayasa’nın usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirten 90’ıncı maddesi gözetilerek bu ülkelerde geçen hizmetlerin borçlanılması halinde yurt dışında ilk defa sigortalı olunan tarih, Türk sosyal sigortalarına giriş tarihi olacaktır. Sigorta başlangıcı tespit edilirken yurt dışında çalışılan ülke ile Türkiye arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmelerine öncelik tanınmalıdır. Bu kurala uymak Anayasal bir zorunluluktur[16].

F. Yurtdışı hizmet Borçlanmasının Sonuçları

1. Sigortalılık Statüsünün Belirlenmesi

Yurt dışı hizmet borçlanması sürelerinin 5510 sayılı Kanuna göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağı hususu, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir” şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre; Türkiye’de sigortalı çalışması bulunmayan kişi yurt dışı hizmet borçlanması yaparsa, borçlandığı süreler 4/1-b kapsamında kabul edilecek ve 1479 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesine göre aylıkları bağlanacaktır.

Türkiye’de sigortalı çalışması bulunan kişi, yurt dışı hizmet borçlanması yaparsa, borçlandığı süreler 4/1-a kapsamında kabul edilecek ve 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesi kapsamında aylıkları bağlanacaktır[17].

Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde özel hüküm bulunmak kaydıyla yurt dışı sigortasına giriş tarihinin ülkemiz sigortasına giriş tarih olarak kabul edilmesi halinde ne olacağı hususu içtihatlarla şekillenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararına göre Türkiye’de sigortalı çalışması bulunmayanların borçlanma işleminin 4/1-b kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir[18].

Yurt dışında ev kadını olarak geçen süreler, Türkiye’de sigortalılık varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler en son sigortalılık haline göre; Türkiye’de sigortalılık yoksa 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

2. Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hizmetlerin birleştirilmesi Sigortalıların birbirinden farklı sosyal güvenlik kurumlarına bağlı dağınık hizmet süreleri geçirmesi mümkündür İşte bu dağınık hizmet sürelerinin bir araya getirilmesi, birbirine eklenmesi hizmetlerin birleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır[19]. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanuna göre; hizmet süreleri sadece emeklilik, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde kendilerine ve hak sahiplerine sağlanacak hakları bakımından birleştirilebilecektir.

Aynı kanunun 8. maddesinde ise, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinde 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) olmak üzere üç farklı sigortalılık hali ve her sigortalılık haline ilişkin farklı aylık alma koşulları öngörülmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesine göre; sigortası başlayan sigortalının, sigortası hangi statüde ise bu sigortalılık statüsü dikkate alınarak aylıkları belirlenecektir.

3. Aylık Bağlanması

Yurt dışı hizmet borçlanmasına istinaden aylıkların hangi şartlarla bağlanacağı hususu, 3201 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (A) fıkrasında ve Yönetmelik’in 13. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

a. Yurda kesin dönülmüş olması,

b. Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olması,

c. Borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması şarttır. Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi hükümlerine göre bağlanır” şeklindedir.

Yurt dışı hizmet borçlanması yapılması halinde sigortalıya aylık bağlanabilmesi için, öncelikle sigortalının yurda kesin dönüş yapmış olması, tahakkuk ettirilen borcun tamamını ödemiş olması ve 5510 sayılı Kanunla mülga sosyal güvenlik kanunlarının yürürlükteki hükümlerine göre prim, gün sayısı ve yaş gibi aylık bağlanma şartlarını yerine getirmiş olması gerekmektedir.

Dikkat edilmesi gereken husus 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre yurt dışı hizmet borçlanması yapabilmek için Türk vatandaşı olma şartı aranırken aylık bağlanmasında anılan şart aranmamaktadır. Bu nedenle yurt dışı sürelerini borçlananların gerek aylık talebinde bulundukları tarihte, gerekse aylık aldıkları sürede, Türk vatandaşlığını kaybetmeleri durumunda aylıkları kesilmeyecektir[20].

Önemli olan bir diğer husus aylık bağlanırken talep edilen yurda kesin dönüş şartıdır. Kuruma başvuru yapılırken yurda kesin dönüş koşulu bulunmamaktadır. Aylığın başlangıç tarihi itibariyle yurt dışında çalışmalarını sürdürdüğü veya ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya devam ettiği tespit edilenlere aylık bağlanması mümkün olmayacaktır[21].

Ancak hak sahiplerine aylık bağlanması için yurda kesin dönüş yapmış olma koşulu aranmamaktadır. Nitekim 3201 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliğinde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple hak sahipleri yönünden Türkiye’de sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü ölüm aylığına hak kazanma şartlarının bulunması yeterlidir.

4. Yazılı Talep Şartı

Kanun’un 6’ncı maddesine göre ise tüm bu şartları sağlayan kişilerin Kurum’a yazılı aylık talep başvurusunda bulunmalıdır. Bu talep hakkında yazılı olması haricinde başkaca bir şekil şartı aranmamaktadır. 3201 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 13. maddesine göre, yurt dışında geçen sürelerini borçlandıktan sonra tahsis talebinde bulunanların başvuru sırasında;

  • Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi,
  • 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi imzalayarak Kuruma ibraz etmeleri gerekmektedir.
  • Ayrıca Kurum, yurda kesin dönüş yapıldığını tespit edebilmek amacıyla, aylık talebinde bulunanlardan yurtdışında çalıştıkları işten ayrıldıklarını, yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin sona erdiğini gösterir bir hizmet belgesi talep etmektedir. Kurum, sözü edilen hizmet belgesinin güncel tarihte düzenlenmiş olmasını aramaktadır. 2011/48 sayılı Genelge’nin 1.4. maddesine göre, hizmet belgesi tahsis talep tarihinden önceki bir ay içinde düzenlenmişse, güncel tarihli belge olarak kabul edilmektedir.

Bu başvurular Kurum’a doğrudan yapılabileceği gibi adi posta veya kargo yolu ile evrakların gönderilmesi suretiyle de yapılabilmektedir. Bu halde dilekçenin postaya verildiği tarih kuruma intikal tarihi olarak kabul edilmektedir.

KAYNAKÇA

ÇELEBİ Duygu,

“Türk Sosyal Güvenlik Hukukunda Yurt Dışı Hizmet Borçlanması”, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, İzmir, 2014.

KOVANCI Nuray,

“Türk Sosyal Güvenlik Hukukunda Hizmet Borçlanması”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku) Anabilim Dalı, Ankara, 2015.

YEŞİLOĞLU ÇOBAN Gülşah,

“3201 Sayılı Kanun ve Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri Çerçevesinde Hizmet Borçlanması”, Ankara Üniversitesi Sosya Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Ankara, 2019.

Lexpera Hukuk Bilgi Sistemi,

                                                                       www.lexpera.com.tr


[1] ÇELEBİ Duygu, “Türk Sosyal Güvenlik Hukukunda Yurt Dışı Hizmet Borçlanması”, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, İzmir 2014, s.4

[2] Çelebi, a.g.e. s.4

[3] KOVANCI Nuray, “Türk Sosyal Güvenlik Hukukunda Hizmet Borçlanması”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku) Anabilim Dalı, Ankara 2015, s.12-20

[4] Çelebi, a.g.e. s.5

[5] YEŞİLOĞLU ÇOBAN Gülşah, “3201 Sayılı Kanun ve Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri Çerçevesinde Hizmet Borçlanması”, Ankara Üniversitesi Sosya Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Ankara 2019, s.52-74

[6] Konu ile ilgili bkz. Y. 10. HD, 26.03.1987, E. 1987/1743, K. 1987/1731, Y. 10. HD, 27.01.1987, E. 1987/211, K. 1987/260, Y. 10. HD, 17.02.2004, E. 2004/355, K. 2004/939 sayılı ilamları.

[7] Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2005 tarih ve E. 2005/10-492, K. 2005/646 sayılı ilamı. Erişim Tarihi: 10/02/2021 https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2005-492-k-2005-646-t-23-11-2005

[8] Çelebi, a.g.e. s.71

[9] Çelebi, a.e. s.71

[10] Bkz. T.C. Anayasa Mahkemesi, 12.12.2002 , 1185/1307 sayılı iptal kararı

[11] Yeşiloğlu Çoban, a.g.e. s.28-30

[12] Yeşiloğlu Çoban, a.e. s.100

[13] SGK, 2011/48 s. Genelge 5; Ayrıca SGK, 23.08.2013 tarih ve 2013/18 sayılı Genelgesi gereğince, borçlarını yurt dışından ödeyecek olanların borçlarını ABD Doları veya ABD Doları karşılığı döviz olarak ödemeleri ve borçlarını öderken banka makbuzuna “3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanma karşılığı ödenmiştir” ibaresini yazdırmaları gerekmektedir.

[14] Yeşiloğlu Çoban, a.g.e., s.141

[15] Çelebi, a.g.e, s.96-104

[16] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.12.2011 tarih ve E.2011/10-684, K.2011/742 sayılı ilamı (Çevrimiçi)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2011-10-684-k-2011-742-t-07-12-2011

[17]  Konu ile ilgili bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.04.2011 gün, 2011/10-168 E., 2011/208 K., 27.04.2011 gün, 2011/10-7 E., 2011/228 K., 27.04.211 gün, 2011/21-25 E., 2011/224 K., 13.07.2011 gün, 2011/21-430 E., 2011/512 K., 28.09.2011 gün, 2011/21-477 E, 2011/570 K. sayılı kararları

[18] YHGK, 12.06.2012, 10-1618/821 sayılı kararı

[19] Yeşiloğlu Çoban, a.g.e. s.182

[20] Konu ile ilgili bkz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2015 tarih ve 2015/6491 E., 2015/8213 K. sayılı ilamı, (Çevrimiçi) https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/21-hukuk-dairesi-e-2015-6491-k-2015-8213-t-16-4-2015

[21] Yeşiloğlu Çoban, a.g.e. s.203

2 - Kişi bu yazıyı beğendi!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*