Blog

RSS
rb22c5e9bd8fcc870e5701f9eb060a1f9

Var mısınız İnsan Kazanmaya?

Günümüzde herşey satış ve karlılık üzerine. Bunun için şöyle bir çevremize bakmamız yeterli.

Daha çok kar ve daha çok satış ön planda olunca temel bazı değerler geride kalıyor.

Bu noktada aklıma takılan iki önemli soru var.

Bunlar:

Acımasız rekabet ortamında “insana” yeterince değer veriyor muyuz?

Yoksa “insan” salt bir maliyet kalemi olarak mı görülüyor?

Bence günümüzde ikinci seçenek daha ağır basıyor.

xxxxxxxxxxxxxxx

Girişi bu şekilde yaptıktan sonra müsadenizle bir yaşanmışlıktan bahsetmek istiyorum.

Avukatlık bürolarında katipler çalışır.

Bizim elimiz ayağımızdır katipler.

Mahkemeye evrak sunulmasından tutun, işlerimizin takibinde katip arkadaşlar hep bize yardımcı olur.

İşte bizim ofiste de bir katip arkadaş vardı.

Başarılı, akıllı ve en zor işleri bile yapmak için didinen bir arkadaş.

Bu arkadaş bir gün mesai bitiminde ofisten çıkarken, ona “bekle seninle konuşacaklarım var” dedim.

Meraklı bakışlarla odama geldi. Abi kardeş gibi konuşmaya başladık.

Özet olarak dediğim şey “katip olarak gayet başarılısın, ama mesleki kariyer anlamında ulaşabileceğin gelecek belli. O yüzden gel sen hukuk oku. Biz de sana destek olalım”

Düşündü taşındı. Umutla bakarak en sonunda “tamam” dedi.

Neyse, bu kısa sohbetin ardından, “bak bizde çalışmaya devam et ama aynı zamanda sınava da hazırlan. Asıl önceliğin üniversiteye giriş” dedim. O da bu dediklerimizi harfiyen yerine getirdi.

Sonuçta bundan tam 4 sene önce Hukuk Fakültesine girdi. Bütünlemesiz tüm sınıfları geçti. Ve bu sene de fakülteyi bitiriyor.

Katip olarak mesleğe başlayan arkadaşımız, artık meslektaşımız olacak.

Ne büyük keyif…

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

Neden bu yaşanmışlığı anlatma ihtiyacı hissettim. Müsadenizle açıklayayım.

Makam, mevki, hırs ve “ego” ile dolu o kadar insan var ki çevremizde.

Şahsi görüşüm “varlık” ancak “ötekinin” derdini anlayabilmek, elinden geldiğince “ötekine” destek olabilmektir.

Bunun aksi “varlık” içinde “yokluktur”.

Hırs, kibir, makam sevdası, terfi vs gibi kavramlar bize günlük hayatta anlık doyumlar yaşatabilir.

Peki ya “ötekinin” hali ?

Bir arkadaşımız iş ararken ona destek olmamak?

Bir arkadaşımız işten haksız yere atılırken onun derdine ortak olmamak?

Bir arkadaşımız haksız yere terfi ettirilmez iken üç maymunu oynamak?

Unutmayın ki, bugün başkasının yaşadığı haksızlık veya sıkıntılar yarın bizim başımıza da gelebilir.

Ve dost sandıklarımız da bize “üç maymunu” oynarsa şaşırmayın. Aynen bizim başkalarına yaptığımız gibi.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Çok uzattım biliyorum.

Son olarak söyleyeceğim şu.

Hayatta ve iş yaşamındaki temel değer “İnsana” verilen değerdir.

Çok para kazanabilirsiniz belki. Ancak bir derdiniz olduğunda kazandığınız parayla oturup sohbet edemezsiniz.

Çok güzel bir ünvanınız vardır belki. Ama dostunuz yoksa, sıkıntınızı kartınıza veya koltuğunuza bakıp mı gidereceksiniz?

Dostlarınızla paylaşırsınız derdinizi.

O yüzden diyeceğim şu:

“Ne kadar paranız, makamınız, ünvanınız varsa bunlar bir yere kadardır, aslolan insan kazanmak ve gereken değeri ona vermektir. Hem de hiç bir menfaat beklemeden”

Peki var mısınız insan kazanmaya?

Bir deneyin derim….

2 - Kişi bu yazıyı beğendi!

1 comments

Mustafa Öztürk on 05 Mayıs 2015 at 11:22 Cevapla

Alper bey merhaba,
yazınızla beni duygulandırdığınızı belirtmek isterim. Sene, 15 Eylül 2007 tarihi.. sizleri tanıdım.. tanıdığım günden bugüne kadar her zaman yeri geldi patronum, yeri geldi ağabeyim, yeri geldi arkadaşım oldunuz.. sıkıntılarım oldu, çözmeme yardımcı oldunuz. Güzel günlerimiz oldu, paylaştınız, paylaştık. Siz ve sizlerden hayata dair ”insan” olmak, insanları anlamak, her şeyin PARA – pul, kariyer olmadığını bunların geçici ama insanlığın, dostluğun, arkadaşlığın, ağabeyliğin, kardeşliğin baki olduğunu bana bugüne kadar gösterdiniz. Dediğiniz gibi bu sene okulum bitiyor, yeni bir hayat beni bekliyor. Ama önemli olan bu yolları nasıl aştığımdır. Hatırlarım bana derdiniz ki ”bak Mustafa, dün konuştun, ileriye yönelik düşüncelerini açıkladın fakat değişen bir şey olmadı, bugün de aynı yerdesin.. bir şeyler yap, bir şeyleri başarmaya çalış, biz maddi, manevi arkandayız.” Ve bugün geldiğim noktayı görüyoruz; okulum bitiyor. Paylaştığınız sıkıntılarımı, dertlerimi yazmaya kalksam buraya sığmaz.
Kısacası siz ve sizlerden öğrendiğim, abiliğin, kardeşliğin illa ki ‘’kan bağına’’ dayanmasının gerekmediğidir. Önemli olan dünü, bugünü unutmadan ileriye yönelik nice Mustafa’lara..

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*