Blog

RSS
1

Söz Uçar, Yazı Kalır

Yazmak zor iş. Ama insan bir kere yazmaya başladı mı, işte o zaman kendisindeki değişimin farkına varıyor.

Genelde çevremizde herkesin konuşacak çok şeyi vardır. Ama hadi bu konuda yaz denildiğinde, çoğunlukla çekimser davranılır.

O yüzden yazmak kişinin belki de kendini bulması, fikir üretmesi, sözün anlama bürünmüş hali demek.

—————————————————————————–

Bazen yazı yazarken kişinin örnek aldığı insanların olması doğal.

Bu konuda babama hep imrenmişimdir. Kalemi çok kuvvetlidir. Söyleyeceğini dolandırmaz hiç. Çatır çatır yazar. Olanı “kopyala yapıştır” yapmaz. Fikir üretmeye çalışır.

Yine twitter’da tanıştığım değerli büyüğüm Ahmet Eryılmaz. Kısa ve öz cümleler kurar. Lafı gediğine koymaktan çekinmez. Eleştiriye açıktır. Yenilikçidir. Yani laf olsun diye yazmaz. Kimseye de yaranma derdi yoktur. Samimidir. Onun yazılarını okuduğumda “Vay be derim. Hiç aklıma böyle bir şey gelmemişti”.

Aynı şekilde diğer büyüğüm Hasan Baltalar. Hayatımda bu kadar titiz ve gerekçeli yazı yazana çok az rastladım. Konuyu bulur. Sonra bir nakış gibi işler. Gerekçesine mutlaka yer verir.  Uğraşır. Didinir. Motive eder. Öğretir. Ama bunu yaparken göze sokmaz.

Yukarıda verdiğim örnekler dışında da, bir çok dostun yazılarını keyifle okuduğumu belirtmek isterim. İsimlere tek tek yer veremesem de yukarıda belirttiğim büyüklerimin usul, uslüp ve tarzları beni etkilemiştir. Daha çok yazmaya, daha çok üretmeye beni teşvik etmiştir.

—————————————————————————–

Üzerinde önemle durduğum bir konu da öğrenci arkadaşların yazması. Yazarken değer üretmesi ve bu keyfi onların da yaşamaları.

Bu kapsamda Sakarya Üniversitesi Insan Kaynakları Bölümü’nden 3 gönüllü arkadaş da blogumda yazacaklar. Bu benim için çok büyük bir keyif.

Umarım yazmanın nasıl bir keyif verdiğini, fikir üretmenin onlara neler kattığını bu şekilde görmüş olacaklar.

Şunu söyleyeyim. Burada bir usta-çırak ilişkisi yok.

Mütevazilik olsun diye söylemiyorum ama kendimi halen öğrenmeye devam eden birisi olarak görüyorum. Dolayısıyla ben de bir öğrenciyim. Ve bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek. Bu nedenle onlarla olan iletişimin kapsamı karşılıklı öğrenme üzerine olacak.

Özgün, fikir üreten, tartışan, sorgulayan her yazıdan hepimizin öğreneceği çok şeyler var.

O yüzden genç arkadaşlarla “karşılık öğrenme” temalı yazı yazma konusunda hepimizin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum.

Son olarak, uçan söz, kalan yazı ise, siz de bu hayatta özgün, fikir üreten yazılar yazmaktan çekinmeyin derim. İnsanların beğenip beğenmemesi önemli değil. Önemli olan hayata dair “sizin” de bir sözünüzün olması.

 

1 - Kişi bu yazıyı beğendi!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*