Blog

RSS
KÖPKE

Çalışanların İşyerinde İzlenmesine Dair AIHM Köpke Kararı ve Eleştirisi

Avrupa Insan Hakları Mahkemesinin 05.10.2010 tarihli Köpke kararına konu olan olayda;

Almanya’da bir süpermarkette kasiyer olarak çalışan işçi, işveren tarafından özel bir dedektiflik ajansının yardımıyla gizlice kameraya alınmasının ardından, hırsızlık yaptığı gerekçesiyle,  işten çıkarılmıştır. İşçi, işten çıkarılmasıyla ilgili olarak Alman iş mahkemelerinde açtığı davadan sonuç alamamıştır. Yine Alman Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru da reddedilmiştir.

Konu iç hukuk yolları tükendikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne gelmiştir.

Avrupa Insan Hakları Mahkemesi (AIHM); konuyu işverenin mülkiyet hakkı ve çalışanın özel yaşamına saygı hakkı kapsamında değerlendirmiştir.

AIHM, işveren tarafından uygulanan tedbir (gizli kamera ile izleme) süresinin sınırlı (iki hafta) olduğu ve yalnızca kasanın etrafındaki kamuya açık alanı kapsadığını belirtmiştir. AIHM’e göre, elde edilen görsel veriler, dedektiflik ajansında çalışan çok az sayıda kişi ve işverenin personeli tarafından işleme alınmıştır. Söz konusu veriler, sadece başvuranın işine son verilmesi ile bağlantılı olarak ve iş mahkemeleri önündeki yargılamalar sırasında kullanılmıştır. Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranın özel hayatına yönelik müdahalenin, kamerayla izleme işlemiyle ulaşılmak istenen amaçların yerine getirilmesi için gerekli olanla sınırda kaldığına karar vererek başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. 

Köpke kararı, çalışanların işyerinde izlenmesi konusunda verilen ilk kararlardan olması nedeniyle önemlidir. Karar doktrinde; işverenlerin kötüniyetli bir şekilde çalışanlarını izlemesi sonucunu doğurabileceği, ölçülü bir tedbirin uygulanmadığı gerekçeleri ile eleştirilmiştir.

Kanaatimizce, karara yapılan eleştiriler yerindedir. Çünkü işveren tarafından bu tür tedbirlerin alınması, her ne kadar ortada hırsızlık şüphesi olsa dahi, tedbirin sınırı, sonucu açısından sübjektif ve kötüniyetli uygulamalara yol açabilecek niteliktedir. İşveren tarafından daha etkin bir denetim yapılmak suretiyle, gizli kamera ile kayıt yoluna gidilmeksizin, işyerinde yaşanan sorunun çözülebileceği ihtimal dahilindedir.  Kaldı ki, işverenin yaşanan olayı savcılığa şikayet edip, savcılık kanalı ile delil toplanmasını talep etme hakkı var iken, kendisi insiyatif olarak delil toplama yoluna gitmesi de tartışılabilir.   Dolayısıyla sınırı ve kapsamı tam ve kesin olarak belirlenemeyen bu tür durumlarda işveren tarafından çalışanın gizli bir şekilde izlenmesi keyfi ve sübjektif uygulamalara neden olabilecek niteliktedir. Bu nedenle karara karşı yapılan eleştirileri haklı buluyoruz.

Av. Alper YILMAZ/24.11.2015

Yararlanılan Kaynaklar:

1- Yard. Doç.Dr. Evra Çetin, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 8-11. Maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları sayfa:220 vd

2- Karar özeti için bkz http://www.echr.coe.int/Documents/FS_Work_TUR.pdf

 

 

1 - Kişi bu yazıyı beğendi!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*