Blog

RSS
seksek

İş Yaşamının Kalitesinde Gözardı Edilen En Temel Faktör

Yazar: Hülya Mutlu*

Son yıllarda dikkatimi çeken ve gelecek için endişe yaratan konulardan birisi özgürlük adı altında kuralsız, rol model hatalarıyla büyütülen çocuklar. Davranışlarına  hiçbir sınır konulmamış çocuklar. Geçenlerde bir uçak yolculuğunda 5-6 yaşlarında bir erkek çocuğu ve annesinin yanına oturdum. Çocuk oturduğum an itibarıyla böğüre böğüre ‘’onun burada oturmasın istemiyorum, bura bizim, kalksın’’ diye ağlama ve mızırdanma arasında gider gelirken buna annesini tartaklama, koltuğu tekmeleme davranışları ağlamaya  eşlik ediyor. Annesinin ‘’oğlum, dur, sus, ayıp’’ telkinleri umurunda bile değil. Ters ters bana baktığı sıra eğildim ve dedim ki ‘’bak küçük bey, burası benim koltuğum, burayı tıpkı sizin gibi para ödeyip aldım. Gidip oturabileceğim başka yer yok, olsaydı da gitmezdim çünkü burası bana ait, sen de burayı benimle paylaşmak zorundasın. Haaa, sen böyle ağlamaya devam edip beni ve buradaki insanları rahatsız etmeye devam edersen ben birazdan pilottan uçak kalkmadan seni indirmesini rica edeceğim.’’ Musluktan sızan son damla su misali bir kere daha mıyyy çekip oturduğu koltuğa sızıp kaldı yolculuk boyunca. Manipülasyonla her dediğini yaptırmaya alışmış çocuklar her seferinde isteklerinin dozunu biraz daha artırıp şartları zorluyorlar.

Bu yazının yazılış amacı; insan kaynakları ve iş yaşamı açısından konuyu değerlendirmek . Zira kuralsız ailelerde yetişmiş birey  ile sınırların konulduğu, demokratik kuralların olduğu aile ortamında yetişmiş birey arasında çok ciddi farklar var. Bunu, işe geliş gidiş disiplininden tutun, kişiler arası iletişimi, giyim kuşamına özeni, sorumluluk bilinci, dirayeti, empatisi, nezaketi gibi pek çok  noktadan tespit edebiliyorsunuz. Kurallar dışında çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyi iyi birer rol model. Hepimiz çocuk olduk vesselam. Nasihatten  ziyade gördüklerimizden beslendik.

Stanford Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Walter Mischel in çocuklar üzerinde yapmış olduğu bir çalışma bu durumun gerçekliğini gözler önüne seriyor. Prof. Mischel bir grup çocukla yaptığı çalışmada çocukları tek tek odaya alıyor ve masaya oturtuyor. Masa üzerinde ise onları cezbedecek bir çikolata bırakıyor. Ve onlara şöyle diyor; ‘’Ben şimdi dışarı çıkıyorum, dilersen bu çikolatayı yiyebilirsin ama yemez isen döndüğümde sana bir tane daha çikolata vereceğim’’  Çocukların %72 si beklemeyerek çikolatayı yemeği tercih etmişler. Araştırmanın ikinci kısmı ise bu çocukların yetişkin oldukları dönemlerde yapılıyor. Profesör bu çocuklara yıllar sonra ulaştığında o gün oto kontrol konusunda performans gösteren çocukların gerek iş gerekse okul yaşamlarında son derece başarılı olduklarını  görüyor. Ailede eksik yetişen çocuk iş hayatında nasıl bir yetişkin olur;

  • Ailesinde hakkaniyet görmeyen çocuk kuvvetle muhtemel iş yaşamında da pek çok adaletsizlik yapacaktır.
  • Ailede kişisel hijyen, tuvalet kullanım terbiyesi, duş ve el yıkama konusunda eğitim almayan adam toplantıda ter kokacak ve çıktığı tuvaleti temizlemekten aciz olacaktır.
  • Ailesinde uyku düzeni, yatma ve uyanma düzeni olmayan, çocukluğu boyunca bu işlerde keyfi takılmış tipler sürekli işe ve randevularına geç kalma davranışı tekrarlayacaktır.
  • Aile içinde müsaade almadan, diğer aile bireyinin rızası olamadan onun mekanını, eşyasını, zamanını gasp etmeyi öğrenmiş kişi yetişkin yaşamında da iş arkadaşlarına aynısını yapmayı hak görecektir.
  • Ailede ev içinde sigara içiliyor diğerlerinin sağlığı ve rahatsız olması ihtimali göz ardı ediliyorsa kişi aynısını ofis ortamında da yapacaktır.
  • Ailesinde korku ve nasihat kültürüyle yetişmiş kişi, iş hayatında da aynı dili kullanacak sürekli öğüt verme ve tehditkâr üslup tarzı olacaktır.
  • Özgür ve özgüvenli yetiştirme adı altında ailesi tarafından hiç negatif geri bildirim yapılmamış ve frenine basılmamış kişi, iş hayatında aldığı ilk negatif geri bildirimle sukutu hayale uğrayıp belki hemen istifayı masaya bırakacaktır.
  • Ailesi tarafında sürekli idare edilmiş, aşırı desteklenmiş tipler iş hayatında aynı fedakarlığı çalışma arkadaşlarında da bekleyecek, yapılmadığında hırçınlaşacaktır.
  • Ailede bir özgüven yumağı haline getirilmiş, sürekli övgüyle beslenmiş tipler de gerçek hayatın içine karıştıklarında bu yönleri beslenmediğinde örselenebiliyorlar.
  • Anasının bir yumurta pişirtmeye kıyamadığı, tersine çıkarıp attığı pijamalarını katladığı, yediğini önüne yemediğini arkasında bırakılan çocuk, yetişkin yaşamında hep sorumluluğun başkalarında olması isteğinde olup, ergen davranışları sergileyecektir.

Bu liste uzar gider. Sevgili anne ve babalar tutumuzun çocuklarınızın kişilik gelişimi üzerindeki etkisini yadsımayınız. Uzmanlar; çocuğa aşırı disiplin ve aşırı sevgi birlikte verilirse kaygılı ve güvensiz, aşırı disiplin ve yetersiz sevgi saldırgan ve anti sosyal, aşırı sevgi ve  yetersiz disiplin sorumsuz ve yetersiz sevgi ile yetersiz disiplin alanların ise aşırı içe kapanık olduğunu gösteriyor. Dengeyi ayarlamak zor ama farkında olmak önemli.

Çocuklarınızı dış dünyada insanları yormayan, kendisi sürekli bocalamayan, çalışmaktan korkmayan, şımarık olmayan bireyler olarak yetiştirmek üzere kurallar koymayı, sürdürülebilir bir tutarlılıkla davranmayı ve iyi birer rol model olmayı asli göreviniz biliniz zira aksi durumlar hem çocuğunuzun hem de etrafındaki insanların hayatını oldukça zorlaştıracaktır.

*Eğitmen/Danışman

http://www.hulyamutlu.com/

2 - Kişi bu yazıyı beğendi!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*