Blog

RSS
yazı

Terfi, Bir Sebeple Olur

Yazar: Ahmet Eryılmaz*

Söylememe lüzum yok ya.. malum: ‘‘Artık terfi ettirmemiz lazım, kaç zamandır aynı pozisyonda’, ‘iyi çocuk’, ‘söz verdim’, ‘maaşı yetersiz, bari terfi ettirerek biraz artıralım ’, ‘yapmazsak tutamayız’..

Durum işte böyle çorba.

Biliyorum gene bir sürü istisna yapmak zorunda kalacaksınız, ben gene de söyleyeceğim: Terfi, bir nedene dayanır. Bu nedenler, her kurumun –sözlü ya da yazılı- terfi politikasıdır. İşte yazının amacı bu: Terfi politikalarından örnekler vermek.

Birisi, işini daha iyi bilen düzeye ulaştıkça görev unvanı yükseltilebilir. İsterse yalnız başına çalıştığı bir iş yapsın. Birçok bankanın genel müdürlüğünde, daha ilerlemesi mümkün olmayan onlarca yönetmen (müdür yardımcısı) vardır. Hepsinin işi önemlidir, hepsi yalnızdır ve hepsi yönetmendir. Yok bir tuhaflık. Normaldir. İşlerinde ve unvanlarında son noktaya gelmişler. Dolayısıyla onları o güne kadar terfi ettiren politikaların da bir kabahatı yok.

Bekleme süresini doldurunca da çalışanlar terfi ettirilebilir. Her ne kadar ek koşul olarak kıdem performansa bağlansa da inanmıyorum. Bekle, yüksel. Herkesin politikası kendine; beğenmiyorsanız siz böyle yapmayın.

Kurum için gerekli ve çalışanlar arasında alternatifsiz becerilere sahip olanlar da terfi ettirilebilir. Buna özellikle bilgi işlemde rastlıyorum. Bir nevi unvanda arz-talep dengesi. Aklım pek yatmıyor ama ben gerçekçi adamım, peki öyle olsun.

Hakkıyla işleyen örneğini çok az görmüş olsam da, bir kariyer planı kapsamında önceden öngörülmüş olarak da unvan ilerlemesi olabilir. Siz onlara ne diyorsunuz? Yetenek yönetimi mi, yetenek havuzu mu, fidanlık mı? (Konumuz bu değil ama şu hâlâ tartışılır: Yetenek olarak kabul edilenler bunu bilsin mi, bilmesin mi? Neyse karıştırmayalım.)

Bunların hepsi kabul edilebilir terfi politikaları.

Bir de kabul edilemezler var: Örneğin, bastıranın alması. Öyle uygun görüldüğü için birilerince sallama terfiler. Rüşvet terfiler. Pazarlık terfileri. Maaş telafisi terfileri. Dışarıya karşı kartvizit terfileri.

Unvansız organizasyon ütopyasını konuşarak vakit kaybetmek istemiyorum. Demek ki neymiş? Önemi kuşaklara göre biraz azalıp artarak, bu kadim konuyla yaşamaya devam edecekmişiz. Bari biraz çeki düzen verin de, insanlar sisteme güven duysunlar.

*Yönetim Danışmanı

0 - Bu yazıyı ilk beğenen sen ol!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*