Blog

RSS
saatli maarif

Saatli Maarif Takvimi: Zamana Dokunabilmek

Saatli maarif takvimini duymuşsunuzdur.

Büyüklerimiz için bu takvimin çok önemli bir yeri vardır.

IMG-20151211-WA0005

Dedem hala her akşam yatmadan önce takvimin yaprağını koparır, okur ve özenle masanın üzerine koyar.

“Dede neden bununla uğraşıyorsun, telefonda da saat var” dediğimde, “Sen bilmezsin bunun yeri bizim için ayrı” der.

Takvimin yeri neden ayrı olsun ki? Ha akıllı telefon  ha saatli maarif takvimi öyle değil mi?

Hayır öyle değil.

Nedeni şu:

Takvim zamanın akıp gittiğine dair elimizde kalan tek somut belge. Kopardığımız her takvim yaprağı ömrümüzden de bir günün eksildiğine işaret.

Zaman “ikame” edilemeyeceğine göre, takvim yaprağını saklamak, özenle okumak  “zamanın bizim için ne kadar önemli olduğuna” dair en kuvvetli kanıt aslında.

İnsan önem verdiği şeyleri saklamaz mı zaten?

Hayat böyle geçip giderken günlük telaşlarımız için aynaya dönüp bakamıyoruz bile çoğu zaman. Dert ettiğimiz şeylerin, aslında ne kadar önemsiz olduğunu öğretiyor zaman bize.

Her tarafımızda savaş, kan, gözyayışı, acı varken, varlığımızın değerini bilmeden yaşayıp gidiyoruz. “Öteki” sadece sanal alemdeki bir yansımadan ibaret kalmış.

Sanal mutluluk gerçek mutluluğun önüne geçmiş.

Mutlu mu olmak istiyorsun sadece “tıklamak” yeterli artık günümüzde.

Fastfood tüketim anlayışı karşısında “Saatli Maarif Takvimi” gerçek anlamda bir mücadele veriyor.

Zamana dokunabilme mücadelesi.

Bu mücadelede takvimin işi kolay değil. Ancak şu bir gerçek ki, gerçek anlamda mutlu olabilmek zamana dokunabilmek ona gereken özeni göstermekten geçiyor.

Aynen dedemin yaptığı gibi. Takvim yapraklarını atmayarak, onları özenle saklayarak.

Bu vesile ile 2016’nın hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum. Acı ve gözyaşının son bulduğu bir sene olması dileğiyle..

 

 

 

 

 

 

0 - Bu yazıyı ilk beğenen sen ol!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*