Blog

RSS
l006

Motivasyon Yetmiyor, İnovasyon Şart!

Yazar: Şefaat Kişmir*

Geçmişten günümüze doğru gelindiğinde çalışanların isteklerinde, verimliliği artırıcı koşullarda ve motive edici unsurlarda çok fazla değişiklik yaşanıyor. Bu değişikliklerin arkasında küreselleşme, ekonomik dengeler, işletmelerin yapılarının farklılaşması gibi bir çok etken söz konusu ancak bir etken var ki geçmiş ve günümüz arasına kocaman bir uçurum oluşturmuş durumda.

Bu etken nedir diye sorarsanız; kuşakların değişimi olduğunu söyleyebilirim.

Bildiğimiz gibi X Kuşağı 1965-1979 arası doğanlar olarak tanımlanıyor. Bu kuşağa baktığımızda; kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren ve yaşamak için çalışmayı şiar edinmiş kişiler olduğunu görmekteyiz. X kuşağı çalışanlarını motive etme konusuna geldiğimizde işverenlerin ve İK’cıların bu konuda her hangi bir sıkıntıları yok çünkü bu nesil kendi özyönetimi olan ve kendi kendine çalışarak ve okuyarak bilgiye hakim olmak isteyen bir nesil.

Ancak Y kuşağına baktığımızda 1980-1999 arası doğanlar olduklarını görüyoruz ve kuşaklar arası farklılığın en çok hissedildiği nesli tam anlamıyla tanımlıyor Y kuşağı. Bağımsız olmayı seven, özgürlüğüne düşkün, örgütsel bağlılıkları zayıf, daha rahat para harcamak isteyen bir kuşakla karşı karşıyayız. Genellikle yeni üniversite mezunlarını kapsayan bu kuşağın bireylerini işe almak değil, elde tutmak ve işe alıştırmak çok daha önemli.

Peki bunu nasıl yapabiliriz ?

İşte bu sorumuza cevap olarak “motivasyon” devreye giriyor. Kalıplaşmış bir motivasyon tanımı yapmaktansa, örneklerle kalıcılığı sağlamayı tercih ederim:

yazı hk

– Türkiye nüfusunun %25i Y kuşağı ve bu kuşak bireysel çalışma yerine, takım çalışmasını tercih ediyor.

-Daha az çalışıp daha fazla para kazanmak istediklerinden, maddi motivasyon araçları kullanılabilir.

-Kendi içlerinde dahi çatışan bir kuşaktan bahsediyoruz. Bu sebeple genel motivasyon araçları kullanmak yerine bireysel ilgi ve destek fayda sağlayabilir.

-İş yaşamlarında kurallara ve mesai saatlerine göre çalışmayı sevmediklerinden, daha esnek çalışma saatleri uygulanabilir.

-Sosyal medyayı fazlasıyla etkin kullanan bir kuşakla karşı karşıya olduğumuzun bilincinde olup, sosyal medya üzerinden ödüllendirme ve başarıları tebrik etme gibi yöntemler de kullanılabilir.

Önerilerde bulunduk, fikirlerimizi beyan ettik. Güzel.. Hoş.. Ancak bu öneriler günümüz işletmelerinde biraz askıda kalıyor gibi. Daha doğrusu işverenlere ve İnsan Kaynakları Yöneticilerine biraz ütopik geliyor olabilir. Gelen her yeni nesil, örgüt kültürüne bir şeyler katarken, bazı değerleri de alıp götürüyor. Teknolojinin gelişimi, çalışanların ihtiyaçlarının değişmesi, küreselleşme gibi bir çok logoyu birleştirdiğimizde artık motivasyon da yeterli olmuyor.

Bu karmaşıklık içerisinde görevin büyüğü; çalışanların ihtiyaçlarını analiz etme yetkisi bulunan, çalışanların ve yöneticilerin arasındaki köprüyü kuran Departman olarak elbette İnsan Kaynakları Departmanlarına düşüyor.

Peki ne yapmalı İK ?

-Değişen kuşaklar elde tutulabilsin, işe alışabilsin, örgüt kültürünü benimsesin, takım arkadaşlarıyla geçinebilsin, bürokrasiye saygı duysun, çalışma saatlerine uysun, bireysel olarak motive edilsin… ve bunların hepsi bir bütün olarak kontrol altında tutulup, değerlendirilebilsin diye yeni İK’cılar mı istihdam etmeli yoksa “Yeni kuşak motivasyon departmanı” adı altında yeni bir uzmanlık alanı mı oluşturmalı?

Evet , bu gerçekleştirilebilir bir fikir olabilir ancak her koşulun sonu inovasyona çıkıyor.

Yani, İNOVASYON ŞART!

Nedir bu inovasyon?

yazı hk

  • Herkes aynı yönde ilerlerken, farklı yöne bakabilmektir.
  • Bireysel çalışmalar gerçekleştirilirken, takım çalışmasını önerebilmektir.
  • Kalıplaşmış çalışma koşulları sürdürülürken, yeni fikirler sunabilmektir.
  • Son söz yöneticinindir mantığını benimseyen işletmelerin karşısında durarak çalışanlarına proje bazlı çalışma yöntemlerini öneren işletme olabilmektir.
  • Kurum içinde yarışmalar düzenlemektir.
  • Tüm çalışanların fikir sunabilmesi için imkan sağlamaktır.
  • Bilgi ve deneyim paylaşımları için iletişim mekanizmaları oluşturmaktır.
  • işletme içi değişiklikler uygulayarak; sağlıklı, güvenli, farklı, dikkat çeken çalışma ortamları oluşturabilmektir.
  • Kısacası gerçekleştirilen tüm yeniliklerdir.

 İşte inovasyon budur!

Artık insanlar bireysel ve takım olarak şirkete değer katmak, heyecan verici işler ortaya koymak istiyorlar. Bizlere düşen  görev de bunlara uygun iş ortamları tasarlamak oluyor.

Biz İK’cılar olarak :

                                  Motive edelim,

                                        Farklı olalım,

                                              Yol gösterelim,

                                                   Destek olalım.

 

*Sakarya Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğrencisi

0 - Bu yazıyı ilk beğenen sen ol!

Yorum Yaz

Please correct form

zorunlu alan*